''Müzik aşktır, aşk müziktir!''

Gazetehamburg'un sürdürdüğü müzisyen tanıtım yazı dizimizde bu hafta Hamburg sahnelerinin hanımefendi sanatçısı Pınar Ergin Pınar Ergin müzisyenlik hayatında bilinmeyenleri gazetehamburg'a anlattı.

Magazin 6 Şubat 2018 17:07
''Müzik aşktır, aşk müziktir!''
-A +A

Röportaj: Zafer ÖZPOLAT



Gazetehamburg'un sürdürdüğü müzisyen tanıtım yazı dizimizde bu hafta Hamburg sahnelerinin hanımefendi sanatçısı Pınar Ergin
Pınar Ergin müzisyenlik hayatında bilinmeyenleri gazetehamburg'a anlattı.



Pınar Ergin kimdir? Sizi tanıyabilir miyiz?  

 
Pınar Ergin Hamburg doğumludur. Yamaha Müzik Okulu’nda 8 yaşında piyano çalmayı öğrendim. 12 yaşında sahnenin tozunu yuttum. Sanat müziği eğitimi aldım. Melahat Gürses, Prof. Dr. Alaattin Yavaşça gibi sanatçılarla beraber koro konserlerinde yer aldım.
15 yaşında solist olarak sahneye çıktım. Yirmi yaşından sonra da piyanist şantör olarak düğün, nişan ve tüm eğlencelerde yer aldım. Johannes Brahms Konservatuvarı‘nda eğitim aldım. 2010 yılından bu yana devlet okullarında müzik öğretmeni olarak çalışıyorum. Özel öğrencilerim var. 10 yıldır çocuk korum var.
 
Pınar Ergin müziğin neresindedir? Müziğin neresinde Pınar Ergin’i bulabiliriz? Neden müzisyensiniz?
 
Babam çok eski bir organizatördür. 1970 yıllarında Almanya’ya gelmiş. O zamanlar Almanya’da bir şey yokmuş. O zamanlar babam, hiç reklamsız 700 kişilik bir salonu tamamen doldururmuş. Birçok organizasyona imza atmış bir insandır. Bir abim var. O da müzisyen. Ben sanat müziği ile büyüdüm. Size bir örnek vereyim: Abimle o zamanlar aynı odada kalıyorum. Çocuk odasına gidiyorum Bülent Ersoy çalıyor. Oturma odasına gidiyorum Zeki Müren çalıyor. Benden ne olur? Tabii ki, müzik insanı olur diye düşünüyorum. Benim temel eğitimim Türk sanat müziği. Fakat her türlü ortamda sahne aldığımız için her türden okumak zorundayız.
 
Farkınız nedir?
Alçakgönüllü bir şekilde, şarkılarımı aşkla seslendirmem.
 
 
‘‘Mahsun Kırmızıgül’den albüm teklifi almıştım.’’
 
Albümünüz var mı?  
Albüm yapmayı çok düşünüyorum. 15-16 yaşlarındayken, Mahsun Kırmızıgül’den bana teklif gelmişti. Ben daha çok eğitime değer verdiğim için bu işi bilinçli yapmayı düşündüm. Bu işte emin adımlarla yürünmesinden yanaydım. Albümü her zaman yapabilirim. Benim için önemli olan iyi bir eser bırakmak. Burada çok yoğun çalıştığım için zamanım olacağını tahmin etmediğimden şu an düşünmüyorum. İlerleyen zamanlarda olabilir.
 
Pınar Ergin’in müzik dünyasında bundan sonraki hedefi nedir?
Benim yıllardır bir hedefim var. Bir müzik okulu açmak… Orada kendi eserlerimi ortaya çıkarmak istiyorum. Eser derken öğrenciler yetiştirerek, öğrencilerimin başarılarını görmek. Çünkü bunlar kalıcı eserlerdir. Sahne hayatımda da daha değişik projelerim var.
 
Size göre sanatçı ile müzisyen eşdeğer midir?
Sanatçı yani sanatkâr herkes olabiliyor. Resim yapmak bir sanattır. Yapana da sanatkâr deniliyor. Buna benzer örnekler çoğaltabiliriz. Ama bir enstrümanı konuşturabilmek çok önemli bir mevzudur. Solistlik de çok önemli bir mevzudur. Solistken kendi vücudunu enstrüman olarak kullanıyorsun. Yani ses, bir insanın kendine ait enstrümanıdır. El ile yapılan bir enstrüman değildir. Fakat bir enstrüman kullanmak daha zordur. Her solist müzisyen değildir. Müzisyen enstrüman çalan bir insandır. Solist sadece vokali ile sesleri çıkarabilendir.
 
Hangi müzik aletlerini çalıyorsunuz?
 
Piyano çalıyorum. Kanun, gitar, flüt de çalabiliyorum.
 
Pınar Ergin müzik hayatını bundan sonra nasıl sürdürecek? Projelerden bahsetmiştiniz. Nedir bu projeler?
 Kendime ait bir albüm düşünüyorum. Bu projelerimi yeri geldiğinde açıklayacağım.
 
Yurtdışında çok sayıda müzisyen var. Almanya’da yaşadıkları için müzik dünyasında yeterli sesleri çıkmıyor. Albüm için Türkiye’ye gidiyorlar. Bir albüm ile ya meşhur oluyorlar ya da meşhur olmadan kayboluyorlar. Almanya’da yaşamak bir müzisyen için dezavantaj mıdır?
Biz Pınar Ergin’i televizyon programlarında görebilecek miyiz?
Türkiye’deki birkaç müzisyen arkadaşımla çalışmalarım var. Türkiye’den iki kanaldan teklif var. Ben burada gerçekten çok yoğun çalıştığım için Türkiye’ye yönelemedim ama projem de var. Almanya’da yaşayan müzisyenler, kalıcı eserler bırakırsa neden kaybolsunlar ki…
 
Müzisyenlere mesajınız var mı?
 
Çok müzik dinlesinler. Genç müzisyenlere şu tavsiyem var. Sahne baştan başa bir okuldur. Kiminle ne şekilde, nerede sahneye başlayacağınız nasip kısmet işidir. Bir nevi kumardır. Öyle insanların yanında başlarsınız ki, onun yanında yetişir o kadar güzel eğitim alırsınız. Onunla beraber büyümüş olursunuz. Ne yazık ki, bazıları o şansı yakalayamayarak, sahnenin s’sini bilmeyenlerin yanında kötü örnekleri görüp, bunları sürdürmeye devam ediyorlar. Bu kişileri çok görüyorum. Sahne başlı başına bir terbiyedir. Doğru insanları seçip onların yanında yer almalarını tavsiye ediyorum. Müzik öyle bir derin mevzu ki, hiç kimse şu dünyada “Ben oldum.” diyemez. Ben her zaman doğal olmaktan yanayım. Temel çok önemlidir. Bülent Ersoy’un bir sözü vardır. “Sesimle döverim. Bilgimle gömerim.” Ben bu sözü hiç unutmuyorum.
 
Müzik ruhun gıdası mıdır?
 
Elbette gıdasıdır. Örneğin ben sıfır yaştan sınırsız yaşa kadar eğitebilecek bir kapasitedeyim. Bunun içerisine zihinsel, bedensel engelli insanlar da giriyor. Yaşlılar giriyor. Müzikle psikolojik rahatsızlıkları tedavi etmek %99 etkilidir. Hangi hastalık olursa olsun psikolojin sağlam olursa, yüce Rabbimin desteğiyle hastalığı aşma şansınız var. Örnek veriyorum: Türk toplumu kapı gıcırdamasında oynar. Köye gidin bir tane yaşlı teyzeye gidin ona bir ağıt okuyun duygulanır. Daha sonra bir oyun havası çalın teyzem kalkar oynar. Müzikle hastalık tedavi etme imkânınız yüksektir.
 
 
 
                                               www.gazetehamburg.com
 

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

CHP'nin başına kim gelmeli

CHP'nin başına kim gelmeli

  • Kemal Kılıçdaroğlu : 1 Oy (%17)

  • Muharrem ince : 5 Oy (%83)

Duyurular
Arşiv