Yasemin Murat Arslan

Tarih: 27.02.2023 19:39

İNSAN ÜMİTLERİNDEN GÜÇ ALIR

Facebook Twitter Linked-in

Bir çoğunuz gibi ben de sosyal medyada az ya da çok bulunuyorum.
Orada o kadar farklı olaya, farklı pencereden bakan insana şahit oluyorum ki. 
 
Hepsinin duyguları tavan yapmış, iyi niyetli ya da kötü niyetli. Kimimiz dört elle sarılırken yardıma kimi de kin, nefret, hasetlik peşinde. Kiminin ciğeri yanıyor, hiç tanımadığı, görmediği ve belki de hiçbir zaman görmeyeceği insanların acısını paylaşıyor, varını yoğunu vermeye hazır oluyor kimi hiçbir şey yapmadığı gibi sanki Denizli’nin horozlarını dövüştürüyor gibi ortalık kızıştırıyor. 
Bir de vurdumduymaz olanlar var aramızda. Dünyanın dört bir yanından yardım gelirken onlar “Bugün kendime hangi ziyafeti çeksem?” diye soruyor. “Hangi eğlenceye gitsem? Kendimi nasıl daha fazla odak noktası hâline getirsem?” diye soruyor, yanıtı için çaba harcıyor âdeta.
Sanki bir gün kendisinin de başına gelmeyebilirmiş gibi bana ne, diyor. Kiminin ise yaptığı yardımlar bile reklam korkuyor. 
Kimi bilgi edinmeden cahilce her gördüğü, her duyduğu şeye inanıyor.
YAPMAYACAKSANIZ ÇEKİLİN KENARA
 
Kimi inanmasa da bazı gördüklerini, duyduklarını yayma çabasında, kendine ters gelen yani işine gelmeyen güzel olayları görmezden geliyor. Bu kişiler, aslında sadece olay peşinde. Bilinçli bir şekilde ortalığı karıştırmak için uğraşıyor. Bunca insanın acısı, ağrısı, sıkıntısı, ihtiyacı umurunda bile değil. 
Onlar için mühim olan, Olay olması, varsa bir olayın daha da çok büyümesi. Hep birilerini karalama, hep birilerini ümitsizliğe düşürmeye çalışıyorlar. 
İnsan ümitleri varsa yaşar, ümitlerinden güç alır. Siz insanların ümitlerine neden balta vuruyorsunuz? 
 
Başkalarını kötülemek adına o çaresiz insanlara ne kadar zarar verdiğinizi biliyor musunuz? Bence siz her şeyin farkında olan insanlar bunun da farkındasınız ama umurunuzda değil çünkü siz ve sizin gibiler acıdan beslenmeyi biliyorsunuz sadece. Muhtemelen geçmişte sevgiden yoksun, acı dolu bir hayatınız olmuştur. Bir terapiye ihtiyacınız olduğunu hiç düşündünüz mü? 
 
Birileriyle kavga edecekseniz bile gidin, uzak, kimsenin görmediği yerlerde kavga edin. Bunca acıdan, bunca olaydan yorgun düşmüş, psikolojileri altüst olmuş insanları kendi içinizdeki çözemediğiniz sorunlara alet etmeyin. Sizin sorununuzun aslında kendinizle olduğunun farkına varın. Başkaları üzerinden yaptığınız kişisel kavgalarınız, düşmüş insanların üzerine basıp geçmekten başka hiçbir şey değil.

İçinizdeki kini, nefreti dışarıya kusma zamanı değil. Yapacaksanız güzel şeyler yapın, yapmayacaksanız çekilin kenara. Yapanlara engel olmayın. Yapılanları yanlış ve yetersiz buluyorsanız sizin de var iki eliniz, iki ayağınız çıkın sahaya gösterin kendinizi. 
 
“Konuşmak gümüşse sükût altındır.” demiş atalarımız. Siz de ya çıkın güzel şeyler yapın ya da çekilin kenara, ayak altında dolaşmayın zaten iş yapan durumun kolay olmadığının farkında, iş yapmayan her konuda olduğu gibi sadece eleştirmekle meşgul. 
 

 
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —