' Aşk ,hoş melankolik mantıksız, bazen yolunu şaşırtan,serseri bir duygudur ‘

Aşk,boşanma ve gençlerimizin sorunları konusunda Sevim Tarhan ile söyleyişi de bulunduk.

Zafer ÖZPOLAT'in Ropörtajı 10 Ocak 2015 22:50
' Aşk ,hoş melankolik mantıksız, bazen yolunu şaşırtan,serseri bir duygudur ‘
-A +A

Zafer ÖZPOLAT
Sevim Tarhan,
Elazığlı.1978 yılından beri Hamburg' da yaşıyor. Şair,Yazar,Sosyal Pedagog
 ‘Henüz Yapraklar Solmadı’ adlı ilk şiir kitabı yayınlandı.
Kitabında ki, şiirlerinde yaşadıklarını,sosyal toplumsal sorunları şiirsel olarak en güzel şekilde tanımlıyor.
 Aşk,boşanma ve gençlerimizin sorunları konusunda  Sevim Tarhan ile söyleyişi de bulunduk.
 


 
Edebiyatı  çok seviyordum
‘Ben ilk okul yıllarımda edebiyatı çok seviyordum’ diyen  Şair Sevim Tarhan, Şiir ‘e olan ilgisinin ilk okul sıralarında başladığını belirterek ‘Şiir merakım ilk okul sıralarında başladı.Edebiyata çok meraklıydım.Ortaokulda   Edebiyat öğretmenim İclal hanımın bana şiir'e yönelmem de  katkısı çok büyüktür.Ortaokul sıralarında şiir okumak  için sürekli parmak kaldırıyordum.Hatta İstiklal Marşının tamamını sadece ben ezbere  okurdum.’
93 şiire kitabında yer veren Sevim Tarhan, kitabına  ‘Henüz Yapraklar Solmadı’
adını vermesinin nedenini ise ‘Hala umudum var.Dünya’da savaşların olmadığı, güzel bir dünya olacağına inanıyorum.Umudum bu konuda kaybolmadı.şiir kitabımın adı umudumun kaybolmayışının bir seslenişidir.


Adaletsizliği,sosyal sorunları şiirlerimle dile getiriyorum
Şiirlerinde özellikle Adaletsizliği ve sosyal soruları dile getirdiğini söyleyen Sevim Tarhan ‘Kitabımda 93  şiirim var.Ben şiirlerimde adaletsizliği,kadına şiddeti ve sosyal sorunları şiirsel olarak dile getiriyorum.Şiirlerim dostluk,sevgi,özlem,sevda ağırlıklıdır’
 


Aşk,hoş,melankolik,mantıksız,bazen yolunu şaşırtan,serseri bir duygudur
Şiirlerinde Adaletsizlik,sosyal sorunların yanı sıra  aşk ve sevgiye de yer veren Sevim Tarhan aşk ve aşkın tarifini ise ‘İnsanı bir anda şimşek gibi çarpan ,alıp sarhoş diyarlara götüren , seni senden alan hoş, melankolik mantıksız, bazen yolunu şaşırtan, serseri bir duygudur.
Ve
Sonra  aşkı yaşadığında bir tokat gibi  gerçeği yüzüne şiddetle çarpıp seni kendine getiren bir koca yalandır.
Ya da human bir mantıkla  düşünürsek:
Bana göre AŞK :
Fedakarlık, özveri, samimiyet, sadakat, bazı alışkanlıklarından taviz vermek, karşılık beklemeden sevmek ve sonsuz güvenebilmek,  saygı gerektiren, güçlü ve sonsuz bir sevgidir.
 


Aşk evi arabayı parayı sevmez
Aşk evi arabayı parayı sevmez ama yaşamımızı ,aşkı uzun süre sağlıklı yürütebilmek için paraya da ihtiyaç vardır.
Televizyonlarda yapılan evlilik programlarının aşkın ruhuna zarar verdiğini, birilerini tatmin etmek için uygulanan programlar olduğunu söyleyen Sevim Tarhan ‘Aşk,evi,arabayı sevmez.Parayı hiç sevmez.Aşk bir erkeğin bir kadına,bir kadının erkeğe sevgisidir.İçten gelen vazgeçilmeyen bir duygudur.Aşkın olmadığı yerde evlilik olmaz.Evliliği  sürdürmek güçleşir.Böyle aşklar günümüzde maalesef kalmadı. Araba, ev ve para isteyerek kurulan yuvalar aşksız, sırtını dayayacağın bir geçim kaynağı aranan bu umutla kurulan yuvalar umutsuzluk ile sonuçlanıyor.Paran var mı?,evin var mı? Aşk da bu sorulmaz.Bunu soruyorsan sen sırtını dayanacağın, hayatını sürdürmeye çalışacağın geçim kaynağı arıyorsun demektir.’
Aşk, tabiatta,doğada ve hayvan da aranmaz.Doğaya  ve hayvana duyulan aşk değil,sevgidir.Bazı insanlar '' doğaya, hayvana hatta bir kadın sesine aşık oldum der,, bu aşk değildir...ses çok güzeldir.Beğenilir.Doğa inanılmaz büyüleyicidir.Hayranlık duyarsın. Bence AŞK sadece insana duyulur... 


Birbirlerini tanımayan çiftler boşanıyor
Son yıllarda boşanmaların artmasının nedenin maddi sorunlar ve çiftlerin birbirlerini iyi tanmamasından kaynaklandığını söyleyen Sevim Tarhan ‘Maalesef gençler birbirlerini iyice tanımadan evlilik yapıyorlar.Böyle evlilikler uzun süreli olmuyor.Maddi sorunlar evliliği yıpratıyor, parçalıyor.Koca işsiz, kahvehane alışkanlığı erkeği evden  uzaklaştırıyor. Eşiyle ve çocuklarıyla yeteri kadar  ilgilenmiyor.Kadın birkaç işte çalışmak zorunda kalıyor.Kadın çocuğunu dünyaya getirdiği için  çocuk kadına aittir düşüncesi yaygındır.Bu anlayış yanlıştır. Çocuk erkeğin ve kadının birlikte çocuğudur.Erkek çalışmak için mücadele vermelidir.Maddi yönden sıkıntı çeken evlilikler uzun sürmüyor.Kadın ve erkeğin evlenmeden önce birbirlerini iyi tanımaları gerekir.Eğitim ailede çok önemlidir.Evlenmeden önce kadın ve erkeğin  birbirlerini iyice tanıma sürelerinin olması gerekir. Günümüzde hala görücü usulü ile birbirlerini hiç görmeden evlendirilen gençler var.Özellikle de Türkiyeden getirilip evlendirilen gençler çok. Bunlar genelde akraba , tanıdık evlilikleri oluyor.Yeteri kadar birbirlerini  tanımayan çiftler evlendiklerinde gerçeklerle karşı karşıya kalıyorlar.Birbirlerini anlamada , kaynaşmada zorluk çekiyorlar.Aşkın olmadığı evlilikler daha kısa ömürlü oluyor.
 

Gençler ailelerin vurdum duymazlığına kurban ediliyor
Anne ve babaların çocuklarıyla arkadaş gibi olması gerektiğini söyleyen Sevim Tarhan ‘Çocuklarımız ailelerin vurdum duymazlığına kurban ediliyor’ dedi
Sevim Tarhan,Almanya’ya gelen ilk neslin ‘bir gün döneceğiz’ anlayışı ile çocuklarıyla yeterince ilgilenmediğini, o ilgilenmemenin sıkıntılarının halen yaşandığını belirterek ’17 yaşındaki bir öğrencisinin 37 yaşında daha önce iki evlilik yapmış dör çocuğu olan  bir erkeğe kaçtığını biliyorum.Şimdi çocuk yaşta iki  çocuğu var.Erkeğin baskıcı tutumu kadını, kız çocuklarını  yanlış yöne itiyor.İlk nesil Almanya’ya çocuklarını başkalarına muhtaç etmemek onları rahat ettirmek için para kazanıp ülkelerine dönmeyi amaçlıyordu.Ama öyle olmadı.Onlar Anadolu’nun bağrından tahta bavullarla bilinmeyen bir yere geldiler.Çocuklarının sorunlarıyla ilgilenemediler.Sürekli çalışıp,para kazanıp dönmeyi planlıyorlardı.Çocukları yalnızlığa ittiler. Bana bir öğrencimin babası ''Sevim hanım , buzdolabında herşey var.Ekmek bol.para da veriyoruz..daha benim çocuklar ne istiyor? belasınımı arıyor,, diye soru yöneltmişti..Ben de çocuklarınız sizden sevgi, saygı ve ilgi bekliyor.Sadece kuru ekmek değil , demiştim.

Uyuşturucu tacirleri okullarda bu tür öğrencileri tuzağına düşürüyor

Çocuklarımızın çığlığını kimse duymuyor.
Yalnızlığa itilen çocukların çığlığını kimsenin duymadığını yalnızlıkla boğuşan çocukların bir çok kültür arasında bocaladığını söyleyen Sevim Tarhan ‘ anne ve babaların çocuklarıyla ilgilenmeliler  onlardan sevgilerini esirgememeliler ’ dedi
Çocuğa para vermekle, çocuğa yardımcı olmak onunla arkadaş gibi olmak ile aynı şey değildir.Çocukların yalnızlık çığlığını ne aile nede Alman hükümeti duyuyor.Bir öğrencimin babası Afrikalı.Annesi birkaç kültür karışımı,bu ailenin çocuğu ise birkaç kültür arasıda hangi ülkeye ait olduğunu bilmiyor.Anne çalışıyor.Baba  vardiyalı  çalışıyor.Çocuk evde ne anneyi nede babayı görüyor.Çocuk okulda ana dilinden yoksun evde görmediği sevgiyi dışarıda arıyor.Okulda kendini üstün sıfatlar görerek arıyor.Yalnızlığını başka alanlarda dolduruyor.Hatta uyuşturucu tacirlerine malzeme oluyor.’
 
Uyuşturucu tacirleri okullarda bu tür öğrencileri tuzağına düşürüyor
Almanya’da alkol,uyuşturucu yaşının çok düşük yaşlara kadar ulaştığını söyleyen Sevim Tarhan ‘Bu uyuşturucu tacirleri  okullarda sorunlu öğrencileri belirleyerek kendi ağına düşürüyor.Evde sevgi bulamayan gençlerimiz maalesef sevgiyi uyuşturucuda arıyor.Tüm anne ve babalar  çocuğuna sahip çıkmalıdır.Ona para veriyorum, yemek de var demek ile çocuğa sahip çıkılmaz.Evde anne ve babasını iş temposunda ya da babanın kahvehanelerden eve gelmediğini  gören çocuk yalnızlığını başka alanlarda gidermeye çalışıyor.Son zamanlarda okullarda diploma alamayan gençlerimizin sayısında artış var.Bizim göz bebeğimiz gençlerimize,çocuklarımıza sahip çıkmalıyız.Gençlerimiz ne kendini Türkçe, ne de Almanca ifade edebiliyor.Öğrencilerimiz  kültür şoku  ve dil  kargaşası yaşıyor. Güzel dilimiz Türkçeyi iyi öğretmeliyiz veya öğrenmeleri için çaba harcamalıyız.Bu kargaşa  içinde bir gençlik yetişmesine el birliği ile dur demeliyiz.’
 
İnsanları ayımadan , çıkarsız sevelim:
Sevim Tarhan, bu açıklamalarının ardından Türk Toplumuna verdiği mesajında ise ‘Ben İnsanları çıkarsız sevmelerini, adaletli olmalarını istiyorum. Anne ve babalar çocuklarının çığlıklarını duymalılar.Onlarla arkadaş olmalılar.Çocuklarının ne yaptığını, kimlerle arkadaşlık yaptıklarını bilmeliler.almanca bilmeseler dahi çocuklarının öğretmenleriyle devamlı kontak halinde olmalılar.İyinin,haklının yanında olmalılar.Amaçsız olmamalılar.Sömürünün yanında olmamalıyız.Ezilen insanın yanında barış ve kardeşlik düzeni için taraf olmalıyız ve çocuklarımıza adaletli , faziletli olmayı’ öğretmeliyiz.
 


Hüzünlüyüm senin gibi Istanbul
Hüzünlüyüm senin gibi İstanbul
Hüzünlüyüm yine
Kaldırımlarında kan izleri
Duman,duman tutuyor sokakların
Seni sevmek başka bir zaman
Bir başka keyif çayını içmek
Her şeye rağmen
Sende yaşamak zorlaştı İstanbul’um
 --------------------------------------
Kaldırımlarında akşam kokusu
Misafir şarkılar dinliyorsun her gece
Ayaz umurunda değil
Mısralar kopuk kopu
Rüzgarın sesi kesik kesik
Kulağıma bir müzik çalınıyor
Sevda senin de iliklerine işlemiş
Ey,deli İstanbul yetmiyor gücüm sana
Denizlerin,dalga dalga sen taşıyorsun
Ben bir yer arıyorum sende
Vursun dalgaların yüreğimin sahiline
Dövsün sabahlara kadar
 


 


Sevim Tarhan’ın Özgeçmişi

İstanbul’da doğdu.1969 yılında Üsküdar Halil Rüştü ilkokulunu, 1973’te Üsküdar Paşakapısı orta okulunu bitirdi. Resime olan merakı nedeniyle kaydolduğu Üsküdar Mithatpaşa Kız Teknik lisesinin resim bölümünü 1978 yılında bitirdi. Lisenin son sınıfındayken başarısından dolayı İstanbul Beşiktaş Güzel Sanatlar Akademisi’ne misafir öğrenci olarak bir yıl devam etti. Amacı Akademiyi bitirip ressam olmaktı. Fakat aynı yıl evlenip, işçi ailesi olarak Almanya’nın Hamburg şehrine geldi.
1984 yılında başladığı bir okulu 1988 yılında Sosyal Danışman olarak bitirdi ve bir süre sonra da Sosyal Pedagog oldu. Zaman resim çalışmalarına devam eden Tarhan, Hamburg’da dört kez sulu boya resim ve kumaş boyama sergisi açtı
10 yıl bir kadın kuruluşunda, çeşitli alanlarda çalıştı.1994 yılında kendi isteğiyle işinden ayrılıp, yine aynı yıl erkek öğrencilerin ağırlıkda olduğu, mesleği olmayan, büyük sorunlar yaşayan gençleri topluma kazandırmak için işe başladı.Şimdi bir okulda rehber öğretmenlik yapan Sevim Tarhan, yaşadığı bazı zorluklar, sorumluluklar karşısında omuzlarındaki yükü gün geldi daha fazla taşıyamadı ve ciddi bir şekilde hastalandı.

Sevim Tarhan, ailesi, öğrencileri ve yakın çevresinin büyük sevgisi, kendisinin de hayata bakış açısı ve insanlara olan büyük sevgisiyle atlattığını umuyor,
Ve..
Yoluna şiir yazmayla, yorucu , zahmetli ama onu hayata bağlayan işiyle ve ömrü oldukça onurlu görevi anneliğine, çocuklarının ve öğrencilerinin yanında olarak mücadeleleye devam ediyor…

Sevim Tarhan'ın kitabı:

BUCHANDLUNG / KİTAPEVİ CHRİSTİANSEN  / BAHRENFELDER STRASSE 79 -ALTONA'DA
BUCHHANDLUNG / KİTAPEVİ  LÜDEMANN' DA/ FÄHRSTRAßE 26 - WİLHEMSBURG' DA
SATIŞA SUNULMUŞTUR.

Facebook'ta paylaş butonu
Print
Yorum Yap
Yorumunuz
1000

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

Facebook Yorumları
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
 

Günlük Gazeteler
Oku
Hava Durumu
Hava Durumu
Yükleniyor...
Anket

Duyurular
Arşiv