Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus, Türkiye Büyük Millet Meclisi Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Komisyonu’nda yaptığı sunumda, Almanya’daki çifte vatandaşlık sürecine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Sunumun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Turus, Almanya’da 2024 yılında yürürlüğe giren çifte vatandaşlık yasasının ardından Türk vatandaşlığına yapılan başvuruların beklentilerin oldukça altında kaldığını ifade etti. Turus, şu ana kadar yaklaşık 30 bin başvuru alındığını belirterek, “Açıkçası bu sayının çok daha yüksek olmasını bekliyorduk” dedi.
Almanya’da yalnızca Alman pasaportuna sahip yaklaşık 1 milyon 300 bin Türk bulunduğunu hatırlatan Turus, bu sayı ile başvuru oranı arasındaki farkın ciddi bir tablo ortaya koyduğunu vurguladı.
“Irkçılık ve Aşırı Sağ Kaygısı Caydırıyor”
Başvuru sayılarındaki düşüklüğün nedenlerine değinen Turus, Avrupa genelinde yükselişe geçen aşırı sağ ve ırkçı söylemlerin önemli bir caydırıcı etken olduğuna dikkat çekti. Turus, “Avrupa’da artan ırkçılık, insanların kimliklerini daha açık ifade etmesini zorlaştırıyor. Almanya’da yeni kurulan ve aşırı sağa yakınlığıyla tartışılan hükümet, ‘Çifte vatandaş olursam hayatım zorlaşır mı?’ endişesini beraberinde getiriyor” ifadelerini kullandı.
Bu kaygıların yapılan saha araştırmalarında da açıkça görüldüğünü belirten Turus, Türkiye’nin yurt dışında yaşayan vatandaşlarına daha güçlü bir güven mesajı vermesi gerektiğini dile getirdi. Turus, “Vatandaşlarımıza, arkalarında Türkiye’nin olduğunu daha net ve daha güçlü bir şekilde hissettirmemiz gerekiyor” dedi.
Açıklamalar, Almanya’daki Türk toplumunun çifte vatandaşlık sürecine temkinli yaklaştığını ve siyasi iklimin kararlar üzerinde belirleyici rol oynadığını bir kez daha gözler önüne serdi.