Bingöl’de 30 yılı aşkın süredir gazetecilik yapan Abdullah Çelik, ilk romanı “Buğday Zamanı” ile edebiyat dünyasına adım attı. Örger Yayınları etiketiyle yayımlanan ve 184 sayfadan oluşan eser, Anadolu’nun unutulmaya yüz tutan yaşam kültürünü ve kuşaklar boyunca aktarılan insan hikâyelerini merkezine alıyor.
Roman, bir dağ köyünde mevsimlerle ölçülen zamanı; ekim ve biçimle şekillenen hayatı, bekleyişleri ve söylenmeyen sözleri anlatıyor. Anadolu’nun suskunlukla örülü hayatlarına ışık tutan eser, okuyucuyu geçmişe doğru duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.
Yan hikâyelerle zenginleşen romanda kaybolan bir öküz, eksilen bir emek ve yarım kalan sözler üzerinden toprağın ve insanın ortak hafızası anlatılıyor. Roman, Anadolu insanının yaşam mücadelesini ve değerlerini güçlü bir anlatımla ortaya koyuyor.
Romanın yayımlanması dolayısıyla açıklama yapan Abdullah Çelik, yazma tutkusunun ortaokul yıllarında başladığını belirtti. İlk romanını yayımlamanın heyecanını yaşadığını ifade eden Çelik, şu sözleri kullandı:
“Bu romanda anlatılan olaylarla bir dönemin hafızasını yansıtmaya çalıştım. Ben yazarken, siz okurken o dönemi yaşayacaksınız.”
Anadolu’da yaşların çoğu zaman mevsimler ve doğal olaylarla ölçüldüğünü belirten Çelik, hikâyenin harman döneminde geçmesi nedeniyle romanına “Buğday Zamanı” adını verdiğini söyledi.
Meslek hayatı boyunca Bingöl’ün tanıtımına katkı sunan birçok habere imza attığını hatırlatan Çelik, romanıyla okuyucuyu geçmişe götürdüğünü belirterek şöyle konuştu:
“Bu hikâye ile sizi eski Çolig’e götürüyorum. Kiminiz kendinizi, kiminiz atalarınızı görme hissi yaşayacak. İlk eserim olduğu için çok heyecanlıyım. Bu vesileyle kitabın yazılmasında ve basımında maddi ve manevi destek veren herkese teşekkür ediyorum.”
Gazetecilikten edebiyata uzanan bu yolculukta “Buğday Zamanı”, okurları yalnızca bir romanla değil, geçmişin izlerini taşıyan ortak bir hafızayla buluşturuyor.