Hamburg’da Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Senato Resepsiyonu, bu yıl sağlık alanındaki önemli bir eşitsizliği gündeme taşıdı. Eşitlik ve Bilim Senatörü Maryam Blumenthal’in davetiyle gerçekleştirilen etkinlikte, “gendersensible Medizin” yani toplumsal cinsiyete duyarlı tıp konusu mercek altına alındı.
Uzmanlara göre kadınlar, ortalama olarak erkeklerden daha uzun yaşıyor; ancak bu yılların daha büyük bir bölümünü sağlık sorunlarıyla geçiriyor. Bunun temel nedenlerinden biri ise tıp araştırmalarında ve klinik uygulamalarda erkek bedeninin uzun süre “standart” kabul edilmesi. Kadınların klinik çalışmalarda sistematik biçimde daha az temsil edilmesi, tanı ve tedavi süreçlerinde eksikliklere yol açabiliyor.
Hamburg Üniversitesi Tıp Merkezi (UKE) bünyesinde görev yapan anestezi uzmanı ve akademisyen Prof. Dr. Parisa Moll-Khosrawi, resepsiyonda yaptığı konuşmada tıpta güç dengelerinin yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı.
Moll-Khosrawi, “Demokrasi, gücün statik kalmadığı bir sistemdir. Bu durum tıp için de geçerlidir. Uzun yıllar boyunca erkek bedeni tanı ve tedaviler için referans alındı. Oysa sağlığı gerçekten eşit bir hak olarak görmek istiyorsak, insanların biyolojik, psikolojik ve sosyal gerçekliklerini dikkate almak zorundayız” dedi.
Eşitlik Senatörü Maryam Blumenthal ise konuşmasında kadın haklarının yalnızca kadınlara ait bir mesele olmadığını vurguladı. Blumenthal, “Ücret eşitsizliği, bakım yükü, veri eksikliği, siyasal temsil sorunu, partner şiddeti ve üreme haklarına yönelik tehditler… Kadın hakları bir ‘konfor konusu’ değildir. Kadın haklarını savunmak, aynı zamanda queer bireylerin, ırkçılık ve antisemitizm mağdurlarının ve engelli bireylerin haklarını savunmaktır. Bu hakların zayıflatıldığı her yerde demokrasi geriler” ifadelerini kullandı.
Blumenthal, toplumsal cinsiyete duyarlı tıbbın bilim ile eşitliğin nasıl iç içe geçebileceğinin güçlü bir örneği olduğunu belirtti.
Resepsiyonda ayrıca yazar ve aktivist Christina Pingel, tıp öğrencisi Feline Kristukat ve Hamburg Tabipler Odası Başkan Yardımcısı Dr. Birgit Wulff da görüşlerini paylaştı. Programın moderatörlüğünü yazar ve gazeteci Susanne Weingarten üstlenirken, Hamburg Müzik ve Tiyatro Yüksekokulu Kadınlar Korosu geceye sanatsal katkı sundu.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 1911 yılında kadın işçilerin hakları ve kadınlara seçme-seçilme hakkı talebiyle ortaya çıktı. Birleşmiş Milletler ise 1975 yılında 8 Mart’ı resmen “Uluslararası Kadınlar Günü” ilan etti. Aradan geçen 100 yılı aşkın sürede kadın hakları konusunda önemli adımlar atılmış olsa da, eşitlik mücadelesi hâlâ devam ediyor.
Hamburg’da düzenlenen bu yılki Senato Resepsiyonu ise, kadınların sağlık alanındaki görünürlüğünü artırmayı ve eşitlik perspektifini bilimsel temelde güçlendirmeyi amaçlıyor.