Mutsuz, ama mutlu gözükmek adına mutluluk maskesi takmış insanları bilir misiniz? Bilirsiniz, bilirsiniz hemde çok iyi bilirsiniz, bende bilirim...
Aslına bakarsanız hepimizin vardır zulada birer mutluluk maskesi, arka cepte durur hep, gerektiğinde çabucak takmak için.
Ben etrafımdaki insanları gözlemlemeyi severim, gözlemlerken kimseyi yargılamadan onların hayatlarını hikayelerini çözmeye, yaptıklarını anlamaya çalışırım. Belkide kadın sığınma evinde çalışmamdan, yada kendi deneyimlerime dayanarak mutsuzluklarını daha çabuk ve daha net gözlemleyebiliyorum, çözebiliyorum.
Mutluluk maskesi takmış olan kişi ne kadar mutlu gözükmeye çalışsa da gözlerindeki hüzün ve etrafa yaydığı ışığı ile ele verir kendini.
Yılların bana verdiği deneyimden dolayı etrafımdaki mutsuz insanları hemen fark ediyordum. Yolda el ele yürüyen ama gergin çift, kafede tek başına oturan hüzünlü yalnız kadın, çocuğuyla alışverişteki tedirgin anne.
Etrafımdaki mutsuzlukların sır perdesi beni görünce sihirli bir el tarafından kaldırılıyordu sanki.
Karşılaştığım insanın bana anlattıklarının tersini yaşadığını, mutluluk maskesiyle karşımda oturduğunu ve bana aslında hayalindeki hayatını anlattığını biliyordum. Acıları, dertleri, tasaları anlatmak zor iş, boşver şimdi onları. Anlatayım sana hayalimdeki yaşamı, hem böylelikle belki dertler de tasalar da biraz olsun unutulur.
Aslında gözler her şeyi anlatıyor görmesini anlamasını bilene. Boşuna denmemiştir gözler ruhun aynasıdır diye.
Neden hep etrafa mutlu gözükme gereksinimi duyar ki insan?
Sanki mutlu gözüktüğün kadar varsın, değilsen eksik bir yönün varmış gibi. Dersini çalışmamış, sınavdan kötü not getirmiş öğrenci gibi. Bahsi olduğunda kendini ezik ve kötü hissetmek neden?
Mutluluk da mutsuzluk da madalyonun var olan iki yüzüdür, ruhumuzda da var olduğu gibi. Herkesin artısı eksisi, iyi ve kötü bir yönü vardır. Bu bizim karakteristik özelliklerimizdir, sevsek de sevmesek de.
İstesekte istememekte.
Mutluluk artısıyla eksisiyle içimizdeki nadide bir çiçek gibi ve o çiçeği yaşatmak biraz da bizim elimizde.
Etrafımıza, onların istediği gibi görünme çabası niye?
Kendi ışığına güvenen insan, mutluluk maskesi takma gereksinimi duymaz ki. Başkasının ışığına gereksinim duymaz ki.
Kendinize inanın, ışığınızın gücünü küçümsemeyin. Yaşadıklarınız her ne ise, pozitif yada negatif, bilerek kanıksayarak yaşayın. Mutluysanız keyfini çıkarın, değilseniz mutsuzluğunuzu sonlandırmak için çareler üretin. Sırf başkaları sizi iyi görsün diye kendinize yüklenmeyin, eziyet etmeyin.
Kim olduğunuza sadık kalın ve yapmak istediğiniz şeyi yapın. Çevrenizdeki insanların isteklerine göre kendinizi şekillendirmeyin.
Öylesine yürüyüp geçmeyin hayat yolundan, unutmayın hayatı hayat yapan sizsiniz.
İbn-i Sina’nın bir sözüyle yazımı bitiriyorum; “Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı kendini bilmezlerin, onun hakkında söylediklerinden etkilenmez. Kendinin farkında olan insan, dışardaki fısıltıdan etkilenmez.”




