Yasemin Murat Arslan


ÖZGÜRLÜĞÜN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN?

ÖZGÜRLÜĞÜN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN?



Hepimizin bildiği gibi dünyanın her yerinde kadın katliamları sürüyor. 
Öldürmek için illaki bir sebep buluyorsunuz, ne diyelim ki. Kendi bedenine, kendi ruhuna, kendi nefsine söz geçiremeyen kim varsa hepsi bizim namus ve ahlak bekçiliğimizi yapmaya soyunuyor. Siz önce kendinize bakın. Kimi dini bahane eder kadınları öldürmek için kimi modernliğin, laikliğin arkasına sığınır kadını dışlayıp engellemek için. Biri “Bu kapıdan başın açık çıkamazsın, örteceksin.” der. “Başını niye açtın?” diye sorar, öldürür. Öbürü “Başında örtüyle giremezsin bu kapıdan içeri.” der, eziyet eder.
 
Şimdi bu kadar olaydan sonra İran’ın başına laik düşünceye sahip birileri gelirse yine hedefleri büyük ihtimalle kadınlar olacaktır. Bu sefer de başında örtüsü olduğu için hor görülüp itilip kakılacak kadınlar. Eskiden bizde olduğu gibi. Evdeki yobaz babanın, abinin, eşinin baskısından örtünüyorduk, sonra da evdekinin baskısından kurtulmamız için başörtülü geldiğimiz okulun kapısından alınmazdık içeriye. Neymiş efendim? Sözde kadınların özgürlüğünü savunuyormuşsunuz. O yüzden başın kapalı gelirsen giremezsin içeri. Kadının özgürlüğü nedir?
 
ÖZGÜRLÜK
 
Özgürlüğün ne anlama geldiğini biliyor musun? Özgürlük demek, kişinin kendi kararlarını kendisinin alabilmesi demektir. Mesela ne zaman ve nerede olacağıma ben karar veririm. Özgürlük, hayatımı ne zaman ve kiminle birleştireceğim, kiminle aile olacağım, çocuk sahibi olmak isteyip istemeyeceğim, hangi okulda okumayı isteyeceğim, hangi meslekte nasıl bir çalışma hayatını seçeceğim gibi benimle ilgili bütün durumlarda kararları özgür irademi kullanarak sadece ve sadece benim verebilmem demek oluyor. 
 
Tabii ki ne zaman, nerede ve nasıl bir kıyafet giyeceğimi belirlemek de özgürlüğümle ilgili. Öz irademle seçtiğim, kendimi içinde iyi hissettiğim ve kendime özgü bir kıyafet tarzını belirleyebilmem demektir benim özgürlüğüm. Gerçekten benim özgürlüğümü savunuyorsan bırak da nasıl istiyorsam öyle giyineyim. Yok eğer baskıyla o kıyafeti giyindiğimi düşünüyorsan o zaman da izin ver, okuyup meslek sahibi olayım, çalışayım ve ezdirmeyeyim kendimi, senin tabirinle yobaz aileme. 
 
SİZ KİM OLUYORSUNUZ?
 
Affedersiniz, siz kim oluyorsunuz? 
Namussuzluğun alasını yapanlar hep sizin hemcinsiniz değil mi? Her zaman söylediğim sözü yine söyleyeceğim:
“Herkes karşısındakini kendi gibi sanırmış.” Bu söz, çok doğru. Kendisi namussuz olanlar, başkasını da kendisi gibi sanıyor. Namus kıyafetle değil, nasıl bir karaktere sahip olduğuna göre belirlenir.
 
İster baba olun ister koca. İster abi olun ister kardeş. İster evlat ister amca, dayı ya da dede. 
Daha olmadı gittiğimiz okulda öğretmen ya da müdür. Siz önce kendi nefsinize söz geçirmeyi öğrenin, kendi kılık kıyafetinize bakın. Daha on üç, on dört yaşına gelmemiş kız çocuklarını bile farklı gözle görecek kadar alçalmış karakterinize bakın.  
 
Size ne bizim örtümüzden? Örtüyor ya da örtmüyoruz. Sözde bizi koruyorsunuz ya korumayın. Kime karşı koruyorsunuz. Siz elinizi çekin üzerimizden, bizi rahat bırakın yeter! Aranızdaki kendine sahip olmaktan aciz hemcinsinize karşı bizi korumak adına canımıza kastediyorsunuz. Siz bir iyilik yapmak istiyorsanız sizin gibi olan hemcinsinizle uğraşın, bizimle değil. 
 
Yiyorsa içinde sizin gibi sadece kin ve nefret besleyen rakiplerinizle savaşın. Bizi rahat bırakın artık! Siz bize savaş açıyorsunuz, bizi yok etmeye çalışıyorsunuz ama bilin ki o düşmanca duygular sadece sizin içinizde var. Biz sizin gibi olamayız çünkü bize el uzatırken, dil uzatırken, hayasızca gözlerinizle bile bize zarar verirken sizi dünyaya getiren annenizin de bir kadın olduğunu unutacak kadar gözünüz dönüyor muhtemelen ama biz hayata gelmemize sebep olan babamızın da bir erkek olduğunun farkındayız. 
 
Biz oğullar getiriyoruz dünyaya ve her şeyimizi verdiğimiz evladımızın da birer erkek olduğunu unutmuyoruz yani anlayacağınız biz sizin gibi saygısız, nankör, elinden ekmek yendiğimiz insanlara el kaldıracak, canına kast edecek kadar kötü olamayız, olmak da istemiyoruz. O yüzden bize karşı açtığınız savaşta size karşılık vermeyi hiç aklımızdan geçirmiyoruz. Biz savaşmak yerine dünyanın bütün güzelliklerini sizinle yani içinizdeki insan gibi olan hemcinsinizle paylaşmak ve mutlu bir ömür geçirmek istiyoruz. 
 
Sizin de bir gün iyiliği benimseyip kötü duygu ve düşüncelerden sıyrılmanız dileğimle. 
 

 

Adıyaman

18.01.2026

  • İMSAK 06:08
  • GÜNEŞ 07:33
  • ÖĞLE 12:42
  • İKİNDİ 15:19
  • AKŞAM 17:41
  • YATSI 19:01

Frankfurt’ta 8 Yaşındaki Noah Kayıp: Polis Halktan Yardım İstiyor

Anadolu Açık Öğretim Fakültesi Batı Avrupa Güz Yarıyıl Arasınavları Münih’te Gerçekleştirildi

Almanya’dan Tarihe Saygı: Konrad Adenauer İçin Özel 2 Euroluk Para

Avrupa İçin Fırsat: Alman Halkından Çocukları Koruyacak Güçlü Yasalara Destek

Hamburg’da Bisiklet Devrimi: 2026’ya Kadar Daha Güvenli ve Daha Konforlu Yollar

Hamburg Limanı’nda Otonom Dönem: iPORTUS Projesi Resmen Başladı