Regiman Deniz


REKABETİN ELEŞTİRİSİ’NE TARİHSEL BAKIŞ*

REKABETİN ELEŞTİRİSİ’NE TARİHSEL BAKIŞ*


İktisadi düşünce tarihinde her dönem, bir önceki dönemin eleştirisiyle gelişip şekilleniyor. Bu sırada ekonomik kavramların anlamları, kapsam ve tanımları değişikliğe uğruyor. Konjonktürel yapıyla birlikte anlamı farklılaşan kavramlardan biri de “rekabet”tir.
Modern Çağ’ın başlangıcı olarak kabul edilen Merkantilizm döneminde rekabetin yapı taşı; altın, gümüş gibi değerli taşlardı. 16’ıncı yüzyıldan 18’inci yüzyıla kadar uzanan bu dönemde; devletçilik, ülkeler arası ticaret, sömürgecilik faaliyetleri rekabetin anlamını doldurmaktaydı. Tüccarların kazanması, ulus devletlerin kazanması anlamına geliyordu. Milli bakış açısı, bireyselliği geri plana atmıştı. Tam bu noktada eleştiriler başladı, bireysel ekonomilere ağırlık verilmesi düşüncesi ortaya çıktı. Merkantilizm tarım hayatında gerilemeye yol açmıştı. Bireyler, doğanın hâkimi olarak kendi alanları olan toprak ile uğraşarak rekabette öne geçebilir ve ekonomik üstünlük elde edebilirdi. Bu doğrultuda rekabette tarımsal verimliliği odak noktasına alan Fizyokrasi doğdu.
Klasik İktisat’ın kurucusu kabul edilen Adam Smith ise hem merkantilizmin hem de Fizyokrasi’nin eleştirisini yaparak her ikisinin de tek başına rekabet unsuru olamayacağını savundu. Merkantilizmdeki para ve madenlerin servet olarak tanımlanamayacağını yalnızca değişim aracı olduğunu açıkladı. Fizyokrasi’yi de tarımın tek başına zenginlik sağlayamayacağı yönünde eleştirdi. Smith’e göre rekabet, yaşamı düzenleyen bir mekanizmaydı. Malların üretim miktarı, emek, sermaye ve emeğin kumandası gibi kavramlarla rekabeti bütünleştirdi. “Görünmez El” ile bir düzene bürünen piyasada rekabetin unsurları olarak gördüğü üretim, arz ve maliyete odaklandı.
Klasik iktisadi düşüncenin temsilcileri arasında bile rekabetin içeriğinde değişikliklere gidilmişti. Örneğin Klasik düşünürlerden David Ricardo, Smith’in Mutlak Üstünlük Teorisi’nin yerine Mukayeseli Üstünlük Teorisi’ni savunmuş, bununla birlikte rekabet anlayışında da farklılıklar oluşmuştu.
Neoklasik İktisadi dönemde ise rekabette tüketim, talep ve fayda kavramları ön plana çıktı. Neoklasikler içinde yer alan Marjinalistler toplam fayda ve marjinal fayda ayrımını ortaya koydular. Analiz çalışmaları yaparak ilk defa matematiği rekabetin tanımına kattılar. Matematiği ölçümlemede yoğun olarak kullandılar. Yine Neoklasikler içerisindeki Avusturya Okulu Praxeoloji kavramını ortaya çıkardı. Bu kavramla birlikte insanların değişen istek ve psikolojik durumlarının etkisi de rekabet kavramıyla bir araya getirildi. Sosyalizmde ise rekabet, sonucunda tekel oluşturan bir karşı çıkıştı.
Günümüzde rekabet, yirmi birinci yüzyılın en önemli kavramlarından biri olarak birçok kuram ve stratejiyle ifade edilmektedir. Rekabet alanında günümüzün önemli kuramcılarından biri Harvard Business’ın hocalarından Michael E. Porter’dır. Dünyanın her tarafında devlet başkanları Porter’dan uzmanlığı olan rekabet alanında ders almıştır.
İktisadi Düşünce Tarihi boyunca eleştiri yoluyla gelişen, geliştirilen ve yeni kuramlarla zenginleşen “Rekabet” kavramı günümüzde neoliberal politikalar ve yeni dünya düzeninin etkisiyle de değişime ve gelişime devam ediyor.  
*Kalemden Eğlence Sepetine Rekabet isimli kitabımda yer verdiğim araştırmalara dayanmaktadır.

Adıyaman

04.03.2026

  • İMSAK 05:28
  • GÜNEŞ 06:48
  • ÖĞLE 12:44
  • İKİNDİ 15:56
  • AKŞAM 18:30
  • YATSI 19:45

Braunschweig Stadı’nda Büyük Denetim: 247 Güvenlik Görevlisi Kontrol Edildi

Hamburg’da Miras Vergisi Tartışması: Gelir Artıyor, Muafiyetler Büyüyor

Bremen’de Suç Oranı Yüzde 10 Düştü: Polis Daha Fazla Vakayı Aydınlatıyor

Bremen’de Kadına Yönelik Şiddet Artıyor: 2025’te Vakalar Yüzde 7,1 Yükseldi

HSV Evinde Yıkıldı: Leipzig’den Soğuk Duş (1:2)

Acht neue dual Studierende starten beim Hauptzollamt Braunschweig