Mustafa Remzi Özbadem


TERLİK DAVASI

Çocukluğumda en büyük zevkim babam ile gezmekti.


Çocukluğumda en büyük zevkim babam ile gezmekti.

- Babalar sizi devamlı içinde bulunduğunuz o kısıtlı alandan daha farklı, daha uzak yerlere götürebilir; daha çok yiyip, daha çok içebilirdiniz. Gününüzün hediyeler ile süslenebilme ihtimali daha yüksekti anneler ile yapılan o sıkıcı ev ziyaretlerine göre.
- Kasa babaydı bizim çocukluğumuzda. Aile için geçinebilme şartları sadece babanın maaşı ile yeterli olması kadının çalışma ihtimalini çok düşürüyor hatta bir çok yerde yok edebiliyordu. Yani annelerimiz babalarımızın eve bıraktıkları para kadar parasal güce sahip olabiliyorlardı.
- Gaza getirilmiş bir baba size gofreti almayı düşünür iken bir anda bir bisiklet sahibi olabiliyordunuz.

Yaşasın gaza gelmiş babalar!

Babam toplumsal değerler, kurallar üzerinde tartışmasız bir savaşçı idi. Taviz vermez, hayat doğrular üzerine kurulur, yaşanırdı. Hata yapılmış ise özür gururun etkisi ile dilenmese de maddi, manevi telafiler ile düzeltilmeye çalışılırdı. Sert olma durumu sadece duruşta, kuralların uygulanmasındaydı anlayacağınız. Babamdan sadece bir küçük tokat yediğimi hatırlarım. O da tiyatro sever küçük kız kardeşim yüzünden. Şimdilerde Türkiye'de tanınmış bir gazeteci-yazar olsa da çocukluğu abisi ile yaşadığı çekişmeler ve o tiyatrocu kişiliği ile geçmiştir. Kız kardeşimi çok severim. Çünkü o benim tek kalanımdır. Büyük kardeşimiz yani abimizi 2004 yılında yine kendisi gibi 2000 yılında bir trafik kazasında kaybettiğimiz babamız gibi bir trafik kazasında kayıp ettik. Babamızın yokluğunu biraz olsun sindirelim derken…

Yok ! Amacım konuyu acıya bağlamak değil. Ama hep gülmez ki insan. Düştüğü zaman acıyan dizinin biraz sonra geçmesi gibi geçmez ki her yaşanan. Bazen birileri gider. Kalanadır ceza. Öder hep onu.

TERLİKLERİN EFENDİSİ

Cennet anaların ayakları altındadır. Ana gibi yar... Analar kutsaldır yani. Candır, kandır. Asıl olandır. Bakın bilmiyorum kim tarafından, ne zaman, nasıl icat edilmiştir, yapımına nasıl geçilmiştir ama şu terliği icat eden adam ile cennette denk gelsem cennetliğimi yakıp dalacağım hiç düşünmeden. İlk önceleri sünger gibi tabanı olan terlikler vardı hafif, yumuşak çocuk dostu terlikler. Hatta tabanları üst üste yapıştırılmış mavi – kırmızı katmanlardan oluşturdu. Suç işlediğimiz anlarda ki çok hareketli bir çocuktum. Annemin terliği ağırlıklı olarak kol ve bacaklarımızda az bir kısımı da sırt bölgelerinde hissedilirdi. Dedem yani annemin babası bildiğiniz Ağa idi. Urfa'da, Siverek ilçesinde bir toprak ağası. Ağa kızı olduğunu hep hissettirirdi bize. O kadar iştahlı terliklerdi ki bizi kadın üzülmesin diye açıyormuş havası verirdik.

Tiyatromuz güzeldi.

Tiyatromuz ev sahibemiz Alamancı Mucize teyze o sene anneme hediyesini verene kadar. Alamancı dediğim için kızmayın. Bu kelime şimdilerde Türkiye'de çok dile getirilmesi de o dönem için Almanya'dan gelenlerin tek etiketi idi. Almanya'dan apartman topuk terlik.

Maşallah!

Terliğin materyali zannedersem savaş sonrası kullanılmayan Alman askeri coplarından yapılmıştı. Darbeyi kemikte hissediyordunuz. Annem daha bir mutlu olmuştu sanki. Eskiye göre daha az darbe ile daha yüksek performans. Bu konuda sana sitem etsek de senin de mekanın cennet olsun Mucize hanım. Şaka ile andığımız, anlatırken bizi gülümseten bu ve benzeri anılarınızı özleyip, aradığınızı biliyorum. Yalnız değilsiniz inanın... Ben şu an şu yazıyı yazarken bile terliğime kayan gözlerimi kontrol edemiyorum dostlar. Benimkisi apartman topuk değil ama materyal aynı. Yaşayan tüm anne ve babaların elleri öpülsün. Sarılıp, koklanılsın. Terk-i dünya edenlerin mekanları cennet olsun. Yarın kendinize yakışır yeni birer çift terlik alıp eskiler çöpe deyin. Terliklere isim, verip sohbet edin.. Bu son kısım şaka idi.

Sakın! Terlikle sohbet mi olurmuş?

Hayır!

Aman!

Sonra halkı bu yola itmekten sorumlu tutulmayalım...

Nese
1.12.2023 04:41:09
Coook güzel yüreğine sağlık

Adıyaman

14.03.2026

  • İMSAK 05:13
  • GÜNEŞ 06:33
  • ÖĞLE 12:41
  • İKİNDİ 16:02
  • AKŞAM 18:39
  • YATSI 19:55

Zoll’dan İnşaat Sektörüne Büyük Denetim: 10 Kaçak Göçmen Tespit Edildi

Kuş Gözlemciliği Beyni Zinde Tutuyor

LÖSEV Ramazan’da Lösemi ve Kanser Hastalarının Yanında

Ali Çelik “Sürgün Yıllarım” ile Gurbetteki Hasreti Anlattı

Hamburg’dan Dünya Tüketici Günü Mesajı: Çocuklara Küçük Yaşta Bilinçli Tüketim Eğitimi

Bremenli Öğrenciler Gdansk Yolcusu: Kardeş Şehir Bağları Gençlerle Güçleniyor