Kibar ÖZKAN BEKTAŞ
Tarih: 24.02.2022 21:29
BU, BİR HAYATTA KALMA MÜCADELESİ
Hayattaki en önemli şey nedir? Sağlık, para, aşk, mutluluk, huzur… Aşkı, huzuru, mutluluğu bir kenara bırakmış, hayatta kalmaya çalışan insanların sadece sağlık mı, para mı ikilemine terk edildiği bir dünya düzeni hatta son zamanların popüler kelimesi ile yeni dünya düzeni.
Covid-19 salgını ile daha çok hissedilen bu ikilem, neredeyse her şeyin sınıfsal olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Sadece hayatta kalma mücadelesi veren yığınların doldurulduğu bu dünyada, son zamanlarda yapılan zamlar, hayat pahalılığı alt tabakanın canını daha çok yakar oldu.
“Hayat pahalılığı herkesi etkiledi.” teranesine çok da inanasım gelmiyor ve birçok şeyin sınıfsal ayrıma tabi olduğu fazlaca gerçeği yansıtıyor. Güya zengin ve fakir ayrımı gözetmeden herkesi etkileyen Covid-19 virüsüne bakalım. Virüsün birileri tarafından çıkarıldığı komplo teorisine değinmeyeceğim tabii ki. Bu hastalıktan kurtulmanın yolları; sağlıklı beslenme, hijyen kurallarına uyma ve yeterince dinlenme diye geçiyor. Yapılabilecek şeyler gibi görünüyor değil mi? Asgari ücretten fazla maaş alan fabrikada ustabaşının hayatına bakacak olursak şu koşullarda, evi kendisinin olsa bile çocukların eğitimi, yakıt masrafları vs. işin içinden çıkması çok zor. Atalarımız “Evdeki hesap çarşıya uymaz.” demiş. Şu günlerde bu söz, gerçek anlamıyla hissediliyor. Birçok kişi çarşının yanından bile geçemiyor. Kiracı olup tek kişinin çalıştığı dört kişilik bir aileyi hiç düşünmeyelim bile. Bırakın, “Şu kadar miktar protein, şu kadar kalsiyum, karbonhidrat alınması gerekli.” önerilerini en temel ihtiyaç sayılacak ekmek, yumurta, peynir, domates gibi yiyecekleri dahi almak neredeyse imkânsız hâle geldi. Birini alan, ikincisini alamıyor. Bu durum, herkes için geçerli değil. İstediği her şeyi yerinden getiren parası bol insanlar var. E, “Parası olan ölsün!” demiyorum tabii ama en azından “Hepimizi etkiliyor.” fantezisini bu kadar dillendirmeyelim!
SINIFSIZ BİR DÜNYANIN RESMİNİ BOYAYALIM
Dünya şartlarında hangi büyük ve küçük olay olursa olsun ilk önce ve en derin şekilde hep alt tabakayı etkiliyor. Hayatta kalma mücadelesi veren hiç de azımsanmayacak derecedeki alt sınıfı oluşturan insanların birçoğunun hayatta kalamadığını da tahmin etmek zor değil ki bir kısmını haberlerden duyuyor, izliyoruz. Çevremizde de görüyoruz. Her gün onlarca intihar haberi yayımlanıyor. Hasbelkader hayatta kalanlar da hayatta olduklarını fark etmekten çok uzak. Bu, onlara düşünmediği, öylesine yaşadığı anlamında bir eleştiri değil. Onlara biçilen, reva görülen bu koşullarda başka seçenekleri olmadığının resmi.
Evet, resim bu. Dünya kuruldu kurulalı böyle olmuş, düzen böyle, deniliyor ama ben “Bu düzen böyle.” söylemini bir kenara bırakmamız gerektiğini düşünüyorum. Yeni dünya düzeni diye onca vurgu yapılıyor madem bu tanımlama üzerinden harekete geçerek bu sınırları çizilmiş, insanları sınıflara ayırma utancını hiç hissetmemiş sistemin resmini, hak ve vicdan sahipleri olarak eşitlik adına, özgürlük adına ve umut adına rengarenk boyayalım, diyorum.
Sevgilerimle!
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —