Cezmi Ancil
Tarih: 17.12.2018 22:54
Sarı yelekliler
Nerde olursa olsun, yakıştırma yapmayı çok severiz.
Yapamadığımızı başkalarından bekler gibi kolayca kafamızdaki ismi hemen yaftalarız.
Proletarya geliyor.
Proletarya ayaklanması…
Bekara karı boşamanın kolay olması gibi…
Fransa`daki ayaklanmanın toplumsal kesimlerinin çeşitliliğini, ayaklanmaya katılan o kesimlerin gerçek boyutta bir talebini net olarak bilmiyoruz.
Açıklamalar üzeri zaten bir süredir var olan hayat pahalılığının üzerine akaryakıt zammı gelmesi ve üstelik 2019`da yine yapacağız diyecek Kadar Macron hükümetinin Tekellerin keyfini keyifle yerine getirmeye çalışmasına çalışanların ve diğer yoksul kesimlerin tepki gösterip izin vermeyeceklerini göstermiş olmalarıdır.
Haklı bir taleptir.
Gösterilerin boyutu,disiplini,örgütlülügü kendiliğinden,hedefsiz,belli bir örgütlü işçi sınıfı ya da herhangi bir çalışan kesimin disiplinli taleplerinde mi yürüyor, sanmıyoruz. Kendiliğinden ve çok çeşitlidir.
Her şeye rağmen talepler insani ve meşrudur.
Haklıdır yağma, talan, durumdan vazife çıkarmaya çalışmak gibi yıkıcı, art niyetli provokatörlere fırsat verilmedikçe…
Yok olan Proletarya ayaklanması, proletarya öncülüğüdür.
Fransa penceresinden olaya bakmıyorum elbette
Bakamadığım için asil gerçekleri oranın canlı yaşayanları bilir çıplak gerçekliği.
Fakat net görünen isçi tulumları değil, Trafik yelekli insanlardır.
Kapitalizmin yüksek boyutuyla birlikte kılık kıyafet önemli olmayabilir fakat önemli bir boyut var ki, o da proletaryanın zincirlerinden başka kaybedecek çok şeyinin olmasıdır.
Zincirlerini boynunda lüks bir kolye gibi taşıyan proletaryanın son model cep telefonlarıyla hava atmasından bu yana dünya meselelerini pek düşünecek hali kalmadı.
Kapitalizmin kanıkası olmaya can atan proletaryanın hayalleri sınıfsız, sömürüsüz, eşitlikçi, daha özgür,daha mutlu bir ülke düşüncesi yerine yeni bilgisayarlar,yeni telefonlar,yeni araba,yeni ev,tatil, balayı…..
Elbette ki, proletarya bunlara layıktır.
Olmaması için bir neden yok.
Bütün insanlar için haktır, emektir harcanan, alin teridir karşılığında verilen ayrı…
Fakat ayrı olan Proletaryanın bu tür ayaklanmalardaki yeridir de…O yoktur.
proletaryanın kendi isçisini dövdüğü isçi örgütlülüklerinden proletarya ayaklanma beklentisi çocukça bir hayaldir.
Emperyalistler doymak bilmez açgözlülükleriyle ülkelere saldırdıkça, kapitalizm aç gözlükte sinir tanımadıkça proletarya kendi içinde yeni yoksul proletarya yaratabileceği gibi, cani yanan herhangi bir toplumsal kesimlerin öncülüğü proletaryaya bile örnek olması hiçten değil.
Proletarya kapitalizmin yedeğinde sınıfının keyfini çıkaradursun…
Sari yelekliler korkusu onları da sarsar bir gün….
Belki Şarjları bitince belki.
Sararlar bir gün sararlar.
Sorarlar bir gün sorarlar…
Kul hakki kula, yetim hakki yetime…
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —